Müsavat Dervişoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İmralı mektubu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Kasım Salı Günü yapılan grup toplantısında terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın ziyaret edilmesi konusunda çağrıda bulundu.

Çağrıda Bahçeli, “Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem” dedi.

Bahçeli’nin bu açıklaması ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM’deki Terörsüz Türkiye komisyonunun Cuma günü toplanarak İmralı Adası’na gidilmesi yönünde karar alacağını ifade etti.

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ÇAĞRI

Buna istinaden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a X üzerinden bir mektup gönderdi. Dervişoğlu, mektubunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halktan aldığı başkanlık yetkisini hatırlatarak, “Siz de şimdiye kadar, ekonomiden dış politikaya birçok konuda karar verirken, başkanlık sisteminin çerçevesinde davrandığınızı söylediniz” dedi.

Dervişoğlu, başkanlık sisteminin Cumhurbaşkanı’na geniş yetkiler tanıdığını hatırlatarak İmralı Adası’na gidilmesi konusunda ise “Eğer bu tip hayati konular, Meclis’te oluşan fiili koalisyonlar ile çözülecekse, başkanlık sistemine ve yetkilerine olan ihtiyaç da ortadan kalkmış demektir” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu’nun açıklaması şu şekilde:

“Sayın Cumhurbaşkanı; 2023 seçimlerinden önce ülke güvenliği ile ilgili konularda nihai karar verici olmak için halkın karşısına çıktınız ve yetki istediniz. Zira, sizin arzunuzla geçtiğimiz başkanlık sistemi, devlet başkanını yürütme erkinin başı olarak kabul etti.

Siz de şimdiye kadar, ekonomiden dış politikaya birçok konuda karar verirken, başkanlık sisteminin çerçevesinde davrandığınızı söylediniz. Şu anda hem milli güvenliğimiz hem de Cumhuriyetimizin karakteri ve geleceği açısından önemli bir eşikteyiz.

Ne var ki, siz bu konuda yetki sahibi değilmiş gibi davranarak, yasal dayanaktan yoksun bir Meclis Komisyonunun karar vermesini bekliyorsunuz. Eğer bu tip hayati konular, Meclis’te oluşan fiili koalisyonlar ile çözülecekse, başkanlık sistemine ve yetkilerine olan ihtiyaç da ortadan kalkmış demektir.

Ya bu işin adını doğru koyup parlamenter sisteme geri dönelim, ya da siz halktan aldığınız yetkinin gerektirdiği sorumluluğu üstlenin ve İmralı meselesini kapatın. Anlaşılan o ki, İmralı süreci sadece Cumhuriyetimizin niteliklerini değil, sizin tutkuyla savunduğunuz başkanlık sistemini de fiilen değiştirecektir.

Suskunluğunuzdan bu konuya sizin de farklı yaklaşmadığınızı anlıyorum. Eğer sizin böyle bir niyetiniz var ise, bunun teröristleri ve elebaşlarını meşrulaştırmadan da çözülebileceğini, Meclis’te yeniden parlamenter sisteme geçebilecek çoğunluğun rahatlıkla sağlanabileceğini düşünüyorum. Saygılarımla”